Bağımlı çocuk sahibi olmamak için 10 altın kural:


1- Hayır demeyi öğretin
Çocuğunuzun hayatına uyuşturucunun girmemesi için çevresine karşı, hayır diyebilmesi gerekir. “Hayır” kelimesini, anne-baba rolünüzü yerine getirirken cevap olarak kabul etmiyorsanız, çocuğunuzun hayır diyebilme yeteneği gelişmez. Çocuklarınızdan gelecek, hayır cevaplarını olgunlukla karşılayın. Tüm istekleriniz karşısında size evet diyerek sizi memnun eden bir çocuğunuz var ise bu durumda mutlu olmak yerine, neden hayır diyemediğini düşünün. Hayır demek bir genç için kesinlikle bir yetenektir.

2- Zaman yönetimi ve kıymeti
Zamanı öldürmek anlayışını kendi hayatınızdan acilen çıkarın. Böylece çocuğunuzun hayatına girmemesi için en etkili tedbiri almış olursunuz. Boş zamanları beraber kıymetlendirerek, ona bizzat örnek olun. Boş vakti olan ve bu vakti değerlendirilmeyen çocuk tehlikeli alışkanlıklar için tehlike kapıları ardına kadar açık çocuk demektir. Spor, sanat, el becerileri alanında neye ilgi duyuyor ise ona yönlendirin. Başladığı bir aktiviteden vazgeçtiği anda sabırlı olun. Çünkü gençler denemeden, öğrenemezler. Bu aktiviteleri denemek, vazgeçmek mümkündür. Ve bu bir sorun değildir, yeni bir ilgi alanı hemen bulunabilir ancak uyuşturucunun denenmesinden sonra vazgeçememek büyük sorundur.

3- Stres yönetimi
Yetişkin olsun, genç olsun stres günümüz dünyasının belli başlı insani sorunudur. Stres; Bedenimizin dış uyaranlara karşı verdiği mücadele, içten gelen tepkilerdir. Bilimsel araştırmalar kesin olarak kanıtlamıştır ki stresin en çok zarar verdiği organlar kalp, beyin ve midedir. Fiziksel gerçeklikleri olan stres, aynı zamanda insanın yönetebileceği bir sorundur. Yönetilebilen her stres, sebepleri ortadan kaldıramasa dahi insanın kendini hayata karşı güçlü olmasını sağlar. Stres insan yaşamının, hele hele bir gencin yaşamının doğal bir parçasıdır, ondan kaçış olmadığını kabul etmek gerekir. Böylece mücadele etme azim ve kabiliyetleri gelişir. Stresten kaçma davranışlarını öğrenen bir gencin ileride başarılı bir yetişkin olması zordur. Kaçmak yerine stres sebepleri ile yüzleşmek ve mücadele etmek gerekir.

4- Sorumluluk verin
Çocuklarınızın hayatında sorumlulukları olmasını sağlayın. Onlara olan sevgi ve merhametiniz onlara zarar vermesin. Evde muhakkak yapacağı işleri olmalı ve sizin tarafınızdan yapılarak sorumluluğu öğrenmesi engellenmemelidir. Sorumluluklarını yerine getirirken baş etmeyi öğrenirler, bunu yaparlarken sabırlı olun. Yanlış ve eksiklerinin olması sizin hemen müdahale etmenizin gerektiği anlamına gelmez. Bu durumlarda anne-baba olarak sabırla sorumluluk bilincinin gelişmesini bekleyin. İlla müdahale gerekiyor ise yaparken değil, yapıp bitirdikten sonra karşılıklı sohbet ederek eksiklikleri konuşun. Yine beceremedin diyerek söze başlamayın. Sorumluluk bilinci cesaretle ilişkilidir.

5- Kural koyun
Çocuğunuzun hayatına muhakkak kurallar koyun ancak bu kuralları bir makinanın kullanma kılavuzu gibi karmaşık hale getirmeyin. Az kural koyun ama o kuralların esnetilmeyeceğini net olarak ifade edin. Uygulanmayan kuralların takipçisi olun. Konulan kuralların anlaşmasını baştan yapın, kuralı sonradan koymak uygulanma ihtimalini azaltır. Gence araba alınacak ise, arabanın vergisi, bakımları, benzin parası gibi arabadan bağımsız olmayacak araba ihtiyaçlarının araba satın alınmadan önce detaylı bir şekilde konuşulması gerekir. İşte bu durumda kurallara uyulmaz ise araba geri alınabilir.

6- Dinletmek dinlemekle ilgilidir
Çocuğunuzu ne kadar dikkatli dinlerseniz, sizin anlattıklarınızın da dikkatle dinlendiğini görebilirsiniz. Ancak en ufak bir konuda dahi hemen tavsiye eden, nasihat veren moduna geçilir ise çocukların dinleyerek algılama halleri en düşük seviyeye iner. Dinler dinlemez çözüm önermek yerine, çözümü birlikte bulmaya çabalayın. Bunu yaparsanız, dertlerini sizlere daha kolay açabilirler.

7- Rol model olun
Zararlı alışkanlıklardan çocukları korumanın en etkili yolu doğru rol model olabilmekten geçer. “Benim dediğimi yap, yaptığımı yapma!” tavsiyesi bugüne kadar hiçbir genç tarafından rağbet görüp kabul edilmemiştir. Bu yüzden, anne-babaların içtikleri sigarayı, alkolü terk etmeleri çocuklarını bu zararlı alışkanlıklardan korumaları için bir fedakârlık değil zarurettir. Ayrıca yasak madde kullanan bir evladınız, sizin yasal olanı kullanmanızla ilgilenmez. Sizin kullandığınızla kendi kullandığını kıyas ederek kendisine hak verir.

8- Gözlemleyin ama gözetlemeyin
Çocuğunuzun kiminle arkadaşlık ettiğini bilin. Okul dışında nerelerde vakit geçirdiğinden emin olun. Okul zamanı okulda olduğundan da emin olun. Okul servisi, hangi yollardan eve ne kadar sürede geliyor bilin. Servis sürücü ve yardımcısı ile irtibatlı olun. Okul ziyaretlerini not merakı için değil, çocuğunuzu merak ettiğiniz için ve sık yapın. Samimi olduğu arkadaşlarının ailesi ile tanışmak her anlamda kendinizi güvenli hissetmenizi sağlar. Bu durumdan çocuklardan hoşnut olur.

9- Dolaylı ve doğrudan mesajlarınızı net verin
Uyuşturucuya asla müsamahalı olmayacağınızı belirtin. İzlediğiniz bir film sahnesinde uyuşturucu var ise görmezden gelmek yerine bunu tartışın. Haberlere yansıyan uyuşturucu haberleri üzerinden fikir alış-verişi yapın. Her durumda fikrinizi söyleyerek uyuşturucuya karşı net tavrınızı gösterin. Uyuşturucu kullanım ve benzeri davranışları onaylamayacağınızı belirtin.

10- Bilginin gücünü yanınıza alın
Uyuşturucu, bağımlılık ve mücadele konularında bilginizi artırın. Bunun için kitaplar okuyun. Uzmanların verdiği konferanslara katılın. Çocuklarınızın okulundan yapılan bu tür bilgilendirme çalışmalarını ihmal etmeyin, muhakkak katılın. Okuldaki veliler ile tanışma fırsatlarını kaçırmayın, zira okulda bir çocuk uyuşturucu kullanırsa bunu asla tek başına yapmaz! “Benim çocuğum yapmaz!” demek yerine bilginizi artırarak, “ben çocuğumun yapmaması için her şeyi yaptım!” demeyi tercih edin.

Çocuklarınız için zahmet edin, buna değeceklerini hepimiz biliyoruz…

Zafer Ercan
Ailenizin Dedektifi
 26 Ağustos 2015
zafer@zaferercan.com
twitter/zaferercan