Son iki gündür sentetik kannabinoid = sokak ismiyle sentetik zehir bonzai etkisinde olan 3 gencin madde etkisindeki, zehirlenmiş, kopma halleri yayınlanmaktadır. Sorumluluk hisseden medya bu görüntüleri mozaiklemiş, ancak diğer birçok site bu üç gencin yüzlerini aleni olarak vermiştir. Bu işin merkezinde olduğumu düşünen birçok arkadaş mesaj veya mail yoluyla bu görüntüleri bana haber verip bir nevi daha çok kitlelere benim paylaşmamı istediler.

Bu paylaşım taleplerine cevabım ve bu tarz olaylara bakış açım net olarak şöyledir:

1- Teşhir ederek sorunu fark eden, başka hayatlara dikiz şehveti yaşayan bir toplum olduk ancak böyle olmamız uyuşturucu sorununu çözme konusunda somut adımlar atmamızı sağlamadı. Bu son video da sağlamayacak.

2- Bu çocuklar görüntüleriyle muhtemel bağımlı ve o an madde etkisinde olduklarını çekilen videoda net göstermişler ama bu durum onların tüm topluma teşhir edilme hakkını kimseye vermez-vermemeli.

3- Toplum olarak her şeye anlık tepki veren, hemen ardından gerisin geri kendi hayatlarına dönen varlıklar olduk. O yüzden bu tarz videoları “paylaşalım herkes görsün ve duyarlı olsun” durumu bu toplum için koca bir yalandır.

4- Bu video olmadan önce 2009 yılında polis; artık bu toplumda “Sentetik Kannobinoid var ve artış gösteriyor” dedi, kaç kişi duydu ya da daha doğrusu kaç kişi duymamazlıktan geldi?

5- Yine polis her yıl uyuşturucu raporlarında bu maddeyi ve tüm maddeleri her seferinde anlattı, kaç kişi “hadi hep birlikte” diye rahatını bozdu?

6- Herhangi bir suç oluşumunda her suçun yalnız polisle sıfırlanmayacağını bizzat biz polisler söyledik ancak toplum bunun ne demek olduğunu düşünmek yerine yine en kolay yolunu seçerek “nerede bu devlet, nerede bu polis” demeye devam etti.

7- Suç noktası haline gelen bilhassa çarpık yapılaşma olan yerlerde, son zamanlarda uyuşturucu suçları artış göstermiştir. Bu tarz mahallerinin suyunu, elektriğini polis vermemiş, yolunu polis yapmamıştır. Bu nedenle bu tarz mahallelerin, sorunlarının çözümü de bir başına polisle olmaz. Bugüne kadar da zaten olmadı!

8- Uyuşturucu ile mücadelenin birçok yolu vardır. Bağımlıların halini anlatmak, kötü örneklerden iyiyi devşirmeye çalışmak bir yöntemdir. Ancak bu sorunu fark eden sorunu ile mücadele eden bir bağımlının bizzat anlatması ile elde edilen verilerin aktarılması ile anlam bulur. Bağımlının kobaya dönüştürülmesi ile değil.

9- Bu tarz videoları paylaşarak mücadeleye katkı yapan (!) ve bunun için üstün gayret çaba sarf ettiğini söyleyen (!) insanlarımıza bir soru: “Bugüne kadar kaç gerçek bağımlının o çukurdan çıkması için merdiven oldunuz?”

10- Bu son günlerde paylaşılan videolardaki 3 çocuğumuz, yarın bağımlı oldukları o maddeden mücadele eder ve doğru adımlar atarlar ise kurtulabilirler. Peki, sanal âlemin bu yakıcı terbiyesiz iletişim kolaylığında bu görüntülerden nasıl kurtulacaklar? Lütfen biri buna cevap versin.

11- Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir! Yani bir bağımlıya “tu kaka” diyen, uyuşturucudan uzak-temiz hayat sahibi kibirliler ile uyuşturucu mücadelesi olmaz. Zaten de olmuyor.

12- Türkiye’de uyuşturucu sorunu, 10 yıl önce başkaydı, şimdi ise bambaşkadır. Toplumsal mücadele şuuru tesis edilmeden bu “bambaşka” halinin tüm toplum olarak, tam altında kalma olasılığımız, bu mücadele kafası ile çok yüksektir. Bu böyle biline.

13- Uyuşturucu ile mücadelede; Kalbi PAMUK olanın Aklı AYNA olur. Toplum olarak hepimizde pamuk gibi bir kalp ve zehir gibi bir akıl var. Mesele bunları birbirimize karşı değil, birbirimiz için kullanabilmekten geçiyor. Bunu anladık mı, uyuşturucu ile mücadelede “teşhir” yönteminden bir üstüne çok rahat geçebiliriz.

Ben hep inandım, hala da inanıyorum. Bu ülkenin insanı uyuşturucu ile mücadele edebilir. Ancak iki çeşit davranış modeli sergileyen şu sorunlu halimizden de kurtulmamız şart. Çünkü uyuşturucu ile mücadele konusunda başkalarının yaptıkları ile yetinenler ile kendisi hiçbir şey yapmadığı halde yapılanların hiçbiri ile yetinmeyenlerin varlığı bu tonda devam ederse o çok arzuladığımız olması gereken toplumsal duyarlılık asla olmayacak.

Videoyu paylaştıktan sonra, sorumlu vatandaş olabilme huzuru yaşayanlar, bu durumda siz hangi davranış modelini sergilediniz, var mı bir fikriniz?

Zafer Ercan

zafer@zaferercan.com

26.06.2014