Çocuklar için

Bağımlılıkla Mücadele Rehberi

Çocuklar için



Üç İhtimalli Hayat

Günümüzde her ülkenin sorunu haline gelmiş olan uyuşturucu bağımlılığı sorunu maalesef bizim çocuklarımız için de büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Çocuklarımızın, kimlerle, nerede, nasıl vakit geçirdiğinden emin olmamız, onları iyi meşguliyetlerle donatmamız uyuşturucu ile etkin mücadele edebilmemizin yegâne yoludur.
Uyuşturucu sorununun çocuklarımızın hayatına nasıl girebileceğini gelin isterseniz küçük bir hikâye ile anlatalım. Hikâyemizin kahramanı üç arkadaş, ortaokul öğrencisi, aynı mahallede oturuyorlar ve birbirilerini çok seviyorlar.
Üç arkadaş o gün her zamanki okulun dağılma saatinde okullarından çıktılar. O gün hava çok güzeldi. Okulun son zamanlarıydı. Yarına bir tek Sosyal Bilgiler sınavı vardı ve işin açıkçası üçünün de dersleri çok iyiydi. Son yapılan tüm yazılılarda aralarında oluşan tatlı rekabet, hepsinin zamanında ders çalışmasına ve sonuçların iyi gelmesini sağlamıştı. Karnelerin yanında birer de Takdir Belgesi üçü için de garantiydi. Sosyal Bilgiler notları da iyiydi, o yüzden hiç kimse yarın ki Sosyal Bilgiler sınavıyla pek de ilgili değildi.
Bugün yaz tatilinin gelmesine 1 haftadan fazla olsa da pekâlâ bir gün erken tatil yapılabilirdi. Üçü birden konuşmadan okulun kapısından çıktıkları anda durdular. Aynı mahallede oturdukları için yönleri aynıydı. Anlaşılmıştı üçü de eve gitmek istemiyordu. Aralarında konuşmaya başladılar.
Çetin: Ya ben hiç eve gitmek istemiyorum!
Aysun: Al benden de o kadar.
Burak: E siz eve gitmezseniz ben niye gideyim?
Aysun: Benim aklımda bir fikir var, itiraz yok ama.
Çetin: Hele bir duyalım, duymadan zaten itiraz etmeyiz ama duyunca bilemem.
Aysun: Ya baştan su koy verme.
Çetin: Bak zaten canım sıkılıyor, senin fikrin de can sıkıcı ise niye itiraz etmeyeyim ki?
Aysun: Önce eve gidip şu çantalardan kurtulalım ve tabii ki evden izin alalım.
Burak: Akıllım evden izin alınca, tam olarak evin neresiyle konuşuyorsun? Giriş kapısı mı, salonun duvarı mı izin veriyor sana.
Aysun: Burak sen hep böyle süper zekâ mıydın, yoksa kafanı sonradan bir yere mi çarptın da böyle oldun.
Çetin: Annem izin vermeden ben adımı atmam, hem sırtımızda çantalarla mı gezeceğiz?
Burak: Öğlenleri de içiyor musun sen sütünü, ana kuzusu?
Burak’ın bu konuşmasından sonra hep birlikte gülerler, çünkü aralarında her fırsatta en çok süt içen Burak’ın ta kendisidir. Boğazına düşkün olanın kim olduğu üçünü yan yana getirip kıyas etmeseniz bile bellidir. Burak yemek-içmek konusunda gurmeler kadar ağzının tadını bilir.
Bu arada hem konuşup, hem evlerine doğru yürümeye devam ederler. Üçünün de keyfi yerindedir.
Çetin: Aysun hani söylemedin ne yapacağımızı? Söyle hadi.
Aysun: Yok önce herkes eve gidip, izin alsın, sokakta buluştuğumuz anda ne yapmak istediğini herkes sırasıyla söylesin, sonra karar verelim ama siz bence çok bir şey de düşünmeyin, zaten benim istediğimi yapacağız.
Burak: Bak bak bak, özgüvene bak. Yok istemiyorum.
Aysun: Neyi istemiyorsun?
Burak: Sen ne yapmamızı istiyorsan onu yapmak istemiyorum.
Aysun: Geçen yemek yemek için en son kimin dediği olmuştu, hatırla bakalım.
Burak: Sen de löpür löpür götürdün yemeği, beğenmedin mi?
Aysun: Beğendim, ben sana beğenmedim mi dedim ama senin istediğin yerdi. Oysa sen şimdi yapacağım teklifimi daha duymadan hayır diyorsun, olur mu böyle?
Çetin: Olmaz tabii, Burak daha duymadın ya bir sus…
Burak: Haklısınız, tamam sustum ama benim istediğim olacak.
Çetin: Haydi on dakikada eve girip çıkalım.
Aysun: Yirmi dakika olsun.
Burak: Ne o makyaj mı yapacaksın kızım?
Aysun: Aman be ne makyajı ben zaten güzelim, hem öyle şeyleri ben büyüsem de yüzüme sürmem, yazık olur suratıma.
Çetin: Tamam yirmi dakika sonra burada buluşuyoruz. Zaman şu anda başladı haydi yallah.
Çetin saatinin kronometresini çalıştırır, çalıştırmaz, koşmaya başlar. Burak elinde nerdeyse yerde sürünen çantasıyla yavaş yavaş apartmandan içeri girer. Yan binada yaşayan Aysun da çoktan içeri girmiştir. Sokağın karşısında mozaikli binada oturan Çetin içlerinde en son evine giden kişi olur.
Yirmi dakika sonra…
Çetin hepsinden önce sokaktadır. Elinde süt şişesi içe içe sokağın köşesine gelirken, koca süt şişesini yalnızca kendisi için almadığını gösterir. Etrafını saran sokaklarının kedilerinin kaplarına şişede kalan sütün tamamını boşaltır. Süt şişesini de geri dönüşüm kutusuna atar. Üçü de okulun son zamanlarının keyifli bir anını daha da keyifli hale getirmek için hazırdırlar.
Aysun: Tiyatroya gidiyoruz.
Burak: Konuştuğu bal kabağı, dinledi asma yaprağı. Bu muydu müthiş fikrin?
Çetin: Ya hakikaten de Aysun, bugünlerde tiyatro hiç çekilmez.
Aysun: Asıl bal kabağı sensin, bir dur anlatacağım size niye istiyorum bu tiyatro oyununu.
Burak: Aman aman eksik kalsın anlatman, bu yıl kaç kere senin için tiyatro izledim ama bugün o günlerden değil.
Çetin: Benim bir fikrim yok ama tiyatro fikrinin ben de sevmedim.
Burak: Boş ver tiyatroyu, bugün sinemaya gidiyoruz.
Çetin: Bak buna uyar işte, dün fragmanını izlediğimiz filme gidiyorsak, ben tamamım Kanka.
Aysun: Hah ittifak zaten kurulmuş, beni niye çağırdınız ikiniz gitseydiniz.
Burak: İttifak falan yok, Çetin de şimdi duyuyor sinema fikrimi…
Aysun: Bakın tiyatro sezonu zaten kapanıyor, bu oyuna bugün gidelim, hafta sonu da bu istediğiniz filmi izleriz.
Çetin: Off aman sakın, ben hafta sonu sinemaya gitmeyi sevmiyorum, her yer genç ergenlerle doluyor.
Burak: Oğlum yaşlı ergen mi olur? Bir de sen nesin bu arada? Akranlarını beğenmeyen, erken yaşlanmış ergen.
Aysun: Bakın bu sezon gitmek isteyip de gidemediğim bir oyun bu, geçenlerde gitmeye niyetlendiğimde turneye çıkmışlardı. Bugün bir tek gösterileri var, kırmayın beni hadi.
Çetin: Bakma bana, ben sinemadan yana oy kullanıyorum.
Burak: Aysun bu defa değil istemiyorum tiyatro falan
Aysun: Siz beni anlamıyorsunuz, bugün gitmemiz lazım.
Çetin: DVD’si çıkınca izlersin
Aysun: Tiyatro oyunun mu DVD’si çıkınca izlerim. Şaşkın asıl siz izlersiniz DVD’de tiyatro oyunu DVD’de olur mu? Olsa da ona tiyatro oyunu denir mi?
Çetin: Denmez mi? Tiyatro oyunları DVD’ye sığmaz mı? Sığar ya yeni daha büyük GB’ları çıktı artık onların.
Burak: Aysun boş ver tiyatro oyununu, şu seansa yetişelim, film süper, sen de beğeneceksin.
Aysun: Ya o filmi ben de merak ediyorum ama bugün değil. Tiyatroya benimle geliyor musunuz? Ben tek başıma mı gideyim?
Burak: İkiye birsin, sinemaya gidiyoruz.
Çetin: Evet ya iki kişi bir kişiyi döver.
Aysun: Ha oldu canım sizle gelmiyorum diye beni dövün, o zaman ikna olurum.
Çetin: İkna olur musun, valla mı?
Burak: Çetin bir dur sulandırma hemen, sen geliyor musun benimle sinemaya?
Çetin: % 100 evet
Burak: Aysun sen?
İşte tam da burada üç arkadaş bir türlü anlaşamıyorlardı. Üç arkadaş ve iki fikir birbiri ile kıyasıya mücadele ediyordu. İki fikir olsa da üç ihtimalli bir ikna süreci olacağı kesindi. Acaba tiyatroya mı gidilecek, yoksa sinemaya mı?
I. İhtimal:
Birinci ihtimal, olma olasılığı en yüksek ihtimaldir; bir kişiye karşı iki kişi sinemaya gitmek istediği için büyük ihtimal sinemaya gidilir. Çünkü bir kişiye karşı, iki katı bir kuvvet yani çoğunluğun fikir birliği söz konusudur. Ve muhtemel sonuç aşağıdaki gibi olur.
Aysun: Of tamam ya, ben yalnız tiyatroya gitmek istemiyorum. Alacağım olsun tamam hadi gidelim şu çok kıymetli filminize.
Burak: Akıllı kızsın o yüzden aramıza alıyoruz seni.
Aysun: Ya tabii tabii, şımarma hemen ikna oldum diye. İyi günüme denk geldiniz yoksa hayatta ikna olmazdım.
Çetin: Tartışma bitmiştir, benim aslan arkadaşlarım. Tartışırken oyalandık hadi kaçırmayalım şu seansı, hızlanalım biraz.
Aysun: Bakın Beyler bu oyun bugün olmasa da turnede bile olsa muhakkak izlenecek ona göre…
Burak: Tamam tamam, senin yüzünden tiyatro sever olduk yav.
II. İhtimal
İkna kabiliyeti iyi olan, arkadaşları ile ilişkisindeki samimiyeti iyi değerlendiren kişi azınlık da olsa diğer arkadaşlarını ikna eder ve kendisinin istediğini arkadaşlarına öncelikle yaptırır.
Aysun: Burak bugün sinemaya değil, tiyatroya gidiyoruz ben anlamam. Dönüşte sizinle PES’de maç bile yaparım, hatta ben ısmarlarım oyun parasını, kırmayın beni
Çetin: Tamam kabul.
Burak: Çetin hemen de kabul ettin.
Çetin: Ama PES oynarken Aysun’u kolay yeniyorum ben.
Burak: Sinema sevgin bu mu yani senin, futbolda bir kızı yenmekle takas ettin.
Aysun: Hop hop nedir bu ayrımcılık seni de yenerim ben…
Burak: Ya tabi ne zaman yeneceksen bekliyorum hasretinle.
Aysun: Beyler tiyatroya en yakın varışlar bu yönde hadi bakalım. Hızlanalım, üçüncü gonk çalmadan yetişelim.
III. İhtimal
Böyle bir durumda üçüncü ve son ihtimal, bir kişi, bir başına tiyatroya, diğer iki kişinin de sinemaya gitmesiyle ortaya çıkar. Yani fikirler birbirini ikna edemez ve herkes kendi istediğini yapar. İstekler ayrı ayrı gerçekleştirilir, herkes kendi istediğini yapar.
Aysun: Anlaşıldı, o zaman herkes kendi yoluna arkadaşlar. Ben bugün bu oyunu izleyeceğim. Size sinemada iyi eğlenceler dilerim.
Burak: Ben bugün tiyatro izlemektense eve geri döner yatarım daha iyi.
Çetin: Ben evden çıktım ve geri dönmemek için de kesinlikle sinema diyorum.
Final
Bu hikâyede hangi ihtimal yaşanırsa yaşansın neticede kötü bir şey yok. Ya sinemaya gidiliyor, ya tiyatroya, hatta gençler vakitlerini bir sosyal faaliyet ile yani iyi bir meşguliyetle değerlendirmiş oluyorlar. O zaman şimdi hikâyemizin anlatmak istediği ana fikre gelelim.
Hikâyede örnek olarak geçen bu sosyal faaliyet fikirlerinin yerine uyuşturucuyu veya başka bir kötü alışkanlığı yerleştirelim. Uyuşturucu kullanmak istemediğiniz halde karşınızda sayıca sizden fazla olan arkadaşlarınızın ısrarla size uyuşturucu teklifleri yaptığını düşünelim.
Konu uyuşturucu veya başka kötü alışkanlıklar olduğu zaman da üç ihtimal vardır. Böyle bir ortama adım atarsanız, karşınızda da teklif edenler sayıca sizden fazla ise birinci ihtimal maalesef uyuşturucuyu kullanmak olacaktır. Gönül ister ki, teklif eden arkadaşlarınızı da ikna edip onların da uyuşturucu kullanmasının önüne keşke geçebilseniz. Ancak gençliğin bu dönemlerinde bu ihtimal genelde en zayıf olan ihtimaldir. Üçüncü ihtimal de, hızla o ortamdan ve bu tür arkadaşlardan uzaklaşmak ve kendinizi uyuşturucudan ve bu tekliflerden korumaktır…

BU BÖLÜMÜN BAŞKA BİR İNTERNET ORTAMINDA VE BASKI YAPILARAK YAYINLAMASI TELİF İHLALİNE SEBEP OLACAKTIR. BU SİTE DIŞINDA BASKI VE DİĞER HER ŞEKİLDE YAYINLANMASIYLA İLGİLİ TÜM TELİF HAKLARI NEMESİS KİTAP VE YAYINCILIĞA AİTTİR.