Hapı yutarsan, hapı yutarsın

“Suç önleme ve denetleme stratejileri”, bir kavşakta en az on kişi trafik kazaları sonucunda ölmezse, o kavşakta gerekli düzenlemeleri yapmayan bir millet için anlaşılması zor bir kavram. Miş’li geçmiş zaman polislik mesleğinin icrası için aslında “geçmiş olsun” anıdır. Çünkü miş’li geçmiş zaman, mağdurun kesinlikle olduğu anlamına gelir. Ancak şu da bir gerçektir ki, asayişe konu olan birçok olay; olmuşa, ölmüşe, yanmışa gitmek demektir. Yani olay yeri, “geçmiş olsun” dileğinde bulunacak insanlarla doludur. Ancak biz polislerin çoğu zaman bu fasla ayıracak zamanı yoktur.

O gün olduğu gibi…

Ajandamda suçla mücadele için aldığım notlar ikiye ayrılır: Bazılarını operasyon yapabilmek, bazılarını da, olup-biten olayların suçlularını yakalamak için not alırım. Of ki ne of, geçmiş olsun demeye vaktim olsa, dilimin varamayacağı bir olay yerine gelmiştim, elimdeki ajandamı daha bir sıkı kavradı sağ elim. Girdiğimiz evin karşı komşusu, iki gencin belli belirsiz yardım çığlıklarını duymuş. Polisi aramış. Olay yerine yakın olup da gelen, ekiplerden biriydim.

Kapıyı kırıp içeri girdik. İhbarcı komşu, asıl ev sahibinin bela bir genç olduğunu söylemeyi ihmal etmemişti. Ancak içeriden gelen seslerin arasında onun sesini duymadığını da vurguladı. İçeri girmeden, içeriden gelen seslerin gizemini çözmemiz mümkün değildi. İçeri girdiğim anda, bir odada bir genç kız, diğer bir odada genç bir adam vardı. Kız odanın kapısına kadar sürünmüş yarı baygın bir halde, komşu kadının duyduğu anlaşılması zor seslerle yardım istemeye devam ediyordu. Genç adam, yüzükoyun yatağa ters yatmış baş aşağı bakar halde yatağa yapışmış vaziyette hareketsiz duruyordu. İki genç de çırılçıplaktı.

Yatağın üzerinde nevresimlerle hızla kızın üzerini örttüm. Aynı işlemi diğer odaya giren arkadaşlarım genç adamın üzerini örterek yaptılar. Kızın ağzında çok olmamakla birlikte kalan tükürükleri köpükleşerek dışarı çıkıyordu. Nabız atımları yavaştı. Hızla kızın gözlerine baktım, göz bebekleri oldukça küçülmüşlerdi. Hemen ambulans çağırdım.

Çıplaklıkları sanki birbirleriyle ilişkili değildi. Niye aynı yatakta değillerdi? Ve seviştiklerini hatırlamayacak kadar niye bir maddenin etkisine girmiş olsunlardı ki? Narkoluk bir durum kesinlikle vardı ve bu durumun tam olarak ne olduğu, evin sahibi belalı genç ortaya çıkınca anlaşılacaktı, orası kesindi. Ya da gençler ayılınca.

Yatağın başucunda, yatak kenarlarında iki gencin neyin etkisinde olduklarını anlamamızı sağlayacak hiçbir şey bulamamıştım. Mutfak beni çağırıyordu. Her zaman olduğu gibi çöp kovasına atılan ipuçlarını takip edecektim. Mutfağa girince buna gerek kalmadı. Ekmek dolabının içerisinde duran kesme tahtasının üzerinde bir takım hapların ezildiği net belli oluyordu. Kalan kırıntılarından hangi haplar olduklarını hemen anlamıştım. Bir Nuri Alço vakası ile karşı karşıya olduğumdan neredeyse artık emindim.

Ambulans geldi. Ben kesme tahtası üzerinde kalan kalıntıların bir kısmını delil olarak kendime ayırdım. Bir kısmını da, doğru müdahale edebilmeleri için gelen 112 Acil görevlilerine teslim ettim. Hayati tehlikeleri yoktu. O an için biraz da olsa içim rahatladı. Ambulansın peşinden hastaneye gitmek için evden çıktım. Çıkmadan önce eve benden sonra gelen olay yeri inceleme ekibine, kızın yatağında gördüğüm kanı da göstererek, bir tecavüz olayının aydınlatılması hedefiyle olay yerini incelemelerini söyledim. Hastaneye gidince “ben de vücutlarından DNA örneği alacağım.” dedim.

Dediğimi yaptım. Kızın cinsel bölgesinde ve genç adamın anüs bölgesinden sperm kalıntılarına ulaştık. Ayılmalarını bekledim. Genç Kız hıçkırıkları içerisinde anlattı. Adam hiç konuşmadı. Nişanlılarmış. Kız annesi ile kavga etmiş, nişanlısına gidince, “bu gece başka yerde kalalım” kararına varmışlar. Genç adamın aklına mahalledeki bu tanıdık, yalnız yaşayan, yaşça büyük olduğu için abi diye hitap ettiği adam gelmiş. “Ne demek kardeşim, buyurun gelin başımın üstünde yeriniz var.” demiş.

Eve girdiklerinden bir süre sonra “Ya sizin şimdi canınız sıkkındır, çakın şunlardan bir tane” demeyi ihmal etmemiş. Gençlerin, bir kere hapı yutmalarıyla, ardından içeceklerinin içerisinde daha fazlasını vermesi hiç de zor olmamış. Ve iki nişanlıya birden, defalarca tecavüz etmiş. Tüm bunları genç kadın, avucunda sımsıkı tuttuğu nişan yüzüğünden destek alarak anlatmıştı bize…

Tecavüzcü mü? Arıyoruz!


Zafer ERCAN

zafer@zaferercan.com
08 Ocak 2016 Cuma

1110

kez okundu