Pergel Escobar


Ajandamın bir sayfasına yalnızca bir kelime yazmışım: “Escobar”. Bunu yazdığım sayfaya denk gelince, baktım baktım bir türlü niye yazdığımı hatırlayamadım. Bizim torbacı pergeller pek kitap mitap okumazlar. En büyük kaynakları elbette birbirleridir. Birisinin duyup öğrenmesi yeter çoğu zaman, artık aralarında ilk hangisi öğrendiyse, Kolombiyalı büyük kokain kaçakçısı Pablo Emilio Escobar Gaviria adını duyduktan sonra kendisine “Escobar” lakabını takanların sayısı bir zamanlar birden artmıştı.

Koca sayfada bir başına duran, önünde ardında bir şey yazmayan bu Escobar acaba bizim hangi pergelin lakabıydı? Neyse, ekip arabasının tekerleği dönünce bugün de, illa ki Escobarlardan birini yakalayacaktık. Buna zerre şüphem yoktu.

Ajandamın sayfalarına yazdığım notlar kadar sayfaların arasına koyduğum not kâğıtları ve ihbarlar da zaman zaman büyük işler çıkarıyordu. Sanki ajanda sayfalarımda yazan bilgilerle bu araya konan kâğıtlar birbiri ile mayalanıyordu. Böylece bilgiler, bir çırpıda bizi yepyeni operasyonlara götürüyordu.

Ajandamda yazan Escobar’a çok takılmadan ajandanın arasında mayalandığını umut ettiğim bir ihbarı, tesadüfi örnekleme yöntemine olan inancımla çektim elime aldım. Polis ihbarlarının % 95’inin asılsız ihbar olduğu düşünülürse ajandamın arasından çekip elime aldığım ihbarın % 5 olmasını umut etmem hayal kırıklık oranımı artıracağı için ben elimdeki ihbara % 95 muamelesi yaptım. İhbar metninde “5 ayrı olaydan aranması var” detayı dikkatimi çekti. Eğer bu kısım doğru ise diğer anlatılanların da doğru olma olasılığı yüksekti.

Adres, çarpık kentleşmenin çarpıcı bir örneği olacak bir yerdeydi. Gecekonduların bir kapısından girince, üç sokak ötedeki bir başka gecekondunun arka bahçe kapısından çıkmanın mümkün olduğu müthiş (!) bir mimari yapılaşmanın ortasında bulduk kendimizi. Adreste yazan kapı numarası doğru olsa da, kapılar da yazan numaraların doğru olmadığı kesindi. Bazı kapılarda belediyenin taktığı numara tabelaları çoktan yerinden sökülmüştü. Buradakilerin adreslerinden bulunmak istemedikleri çok belli oluyordu.

Fakirliğin hıncını tüm toplumdan çıkarmak için suç işlemeyi yaşam tarzı haline getirmiş tüm insanların bir nedeni vardır. Bu neden adam öldürürken de, uyuşturucu satarken de çok işlevseldir. Suçlunun kendini haklı görmesi; aralıksız, molasız, eline geçen her ve ilk fırsatta hiç düşünmeden suç işleyeceği anlamına gelir.

Pablo Escobar da, fakirliği konusunda, siyasete atılmadan hemen önce, zenginliğinin kaynağını soranlara aynen şöyle diyordu: “Ben zengin değilim ki, ben parası olan bir fakirim.” Bunu diyerek, para dağıttığı fakir halkla arasına asla mesafe koymuyordu. Dini suiistimal eden siyasetçiler gibi siyasete adım atarken fakirliğinden asla vazgeçmediğini söyleyerek, fakirlik kavramını suiistimal ediyor ve böylece siyasete net bir dalış yapıyordu.

Uyuşturucudan aranan şahısları arayıp bulmak için çoğu zaman en güzel vakit sabahları normal insanların evden çıkıp işlerine gittikleri vakittir. Çünkü torbacılar işlerinden eve sabaha karşı dönerler. Uykuda onları yakalamak her zaman güzeldir. Mışıl mışıl.

İhbarda yazan adresi, doğru adresin önünde olduğumuz halde zar zor anlasak da, şahsı mışıl mışıl halinin en derin yerinde evinin camından içeri girerek yakaladık. Öngörüm tutmuştu. “5 ayrı olaydan aranması var.” detayı, adrese doğru hareket ettiğimiz anda ihbarın inandırıcılığını yükseltmişti. İhbarı yapan ya bir akrabasıydı, ya da en yakın arkadaşı.

Bileklerine kelepçeyi takarken gözü yaşlı annesine ters ters bakıyordu bizim Pergel Escobar. Fakirlik onun da en büyük isyanıydı. Ancak annesinin, fakirlikten kurtulmak için yaptıklarına daha fazla tahammülünün kalmadığı kesindi. “Nüfus cüzdanın nerede, yanında mı?” diye sordum. Annesine “Nerede?” dercesine baktı. Annesi, “Yatağının altında” dedi.

Henüz evi tam aramadığımız için annenin verdiği mesajı tam olarak anlamamıştık. “Yatağının altında” lafından sonra annesine daha bir öfkeyle baktı pergel. Yatağı, evin salonunda bulunan çekyattı, yeni alındığı belli olan çekyatın içerisinde 2.5 kg. Esrar kuzu gibi yatıyordu. 5 ayrı olaydan aranması ve artı 2.5 kg esrar maddesi, anlaşılan, Anne fakirliğin isyankâr bestelerini aralıksız suç işleyerek nağmelendiren oğlunun yakalanması için doğru zamanın artık geldiğine karar vermiş ve bizi evlerine davet etmişti.

Anne kapıyı açtığı halde biz açılan kapıyı geri kapayıp camdan içeriye girdik. Niye mi camdan girdik? O kadarını da siz düşünün artık.


 

Zafer ERCAN

zafer@zaferercan.com
28 Ocak 2016 Perşembe

1364

kez okundu