Madde Kullanımının Önüne Geçmek İçin Gerekli Prensipler


Maddelerden Kendimizi Korumamız İçin Üç Altın Prensip

İLAÇ KULLANMA (MA) PRENSİBİ

Konumuz olan bağımlılık yapan maddelerden korunmak için hayatımıza yerleştireceğimiz prensiplerin en başında, “İLAÇ KULLANMA PRENSİBİ” geliyor. Bu prensibi hem sağlığımız hem de maddelerden korunma adına yapmak zorundayız. Bu basit prensibe uyan insan, ilaç şeklindeki madde tekliflerini rahat bir şekilde reddeder.

Soru: İlacı kim verir?
Cevap: Doktor.

Bunun dışındaki tüm teklifler, en yakınımız dediğimiz insanlar bile olsa, sakıncalı olduğu için kabul edilmemelidir. Çünkü yasa dışı yakalanan maddeler arasında tablet şeklinde olanlar vardır. Bu tabletler; görüntü, şekil, renk, ebat ve en önemlisi de kullanım olarak, doktorların verdiği tabletler ile farklılık göstermezler. Bu benzerlikler sebebi ile insanlar tarafından, hızlı kabul görmeleri söz konusudur. Kabul görmeyle birlikte, bir diğer tehlike kullanılan tabletlerin içindeki, kimyasal yapının, kullanımdan sonra insanı etkilemesiyle birlikte oluşan “sahte iyi oluş” halidir. Arkadaşlarıyla birlikteyken başım ağrıyor diyen bir insanın, uzatılan tableti, ağrısı için kullandığında, başının ağrısına iyi geldiğini düşünecektir. Dolayısıyla maddenin ikinci, üçüncü kez hayatına girmesine engel olacak bir durum ortadan kalkmış olacaktır. Çünkü başının ağrısına iyi gelmiştir ama sürekli kullanım başladığında bağımlılık gerçeği onu içine alacaktır. Bundan korunmanın en iyi yolu “doktor haricindeki ilaç tekliflerini kabul etmemektir”.

SİGARA KULLANMA (MA) PRENSİBİ

Sigaranın başlı-başına ne kadar zararlı olduğunu zaten tüm toplum biliyor. Sigaranın diğer bağımlılık yapan maddelerle alakası; maddelerin genel olarak ilk kullanılma yönteminin “TÜTÜN İÇİNE KARIŞTIRILARAK” insanlarımıza sunulmasıdır. Sigara içen ile içmeyenin karşılaşacağı tehlike aynı değildir. Sigara içen tütünü tanıdığı için, içerisine madde karıştırılmış bir sigarayı alıp içme ihtimali vardır ama sigara içmeyen için böyle bir ihtimal yoktur. Kişinin cevabı, daha maddenin teklif cümlesi bitmeden, hatta gülerek, sigara içmiyorum ki, bu teklifini nasıl kabul edeyim? Deme ihtimali yüksektir. Sigaranın kendisi bağımlılık yapan bir madde olmakla birlikte, diğer maddelere geçiş olma tehlikesini özünde her zaman barındırmaktadır.

Tabii ki hiç sigara içmeyen biriside böyle bir teklifi kabul etme riskine sahiptir ama sigara kullanıcısı ile hiç sigara kullanmayan insan arasında mevcut risk, doğal olarak farklıdır.

Ayrıca sigara kullananlarında bilmediği, emin olmadığı sigaraları içmemesi kendilerini sigara içerisinde gelebilecek maddelerden korumak için yapmaları gereken bir davranış olmalıdır. Çünkü görüntü olarak, sigara paketi içerisinden çıkarılan bir adet sigaradan farklı olmayabilir ama bunun yanında “bilmeden içtim”, pek mümkün değildir, ateşle buluştuğunda çıkaracağı kokunun en azından sigara kokusu olmadığı içen tarafından anlaşılabilir.

ALKOL KULLANMA (MA) PRENSİBİ

Birçok nezarethane öyküsü der ki; “Belki şu anda esrar yüzünden buradayım, ecstasy yüzünden buradayım ama asıl burada olmamın sebebini anlamak için geriye dönüp baktığımda, bu maddelerle ilk karşılaştığım anların alkolle ilişkisi olduğunu görebiliyorum. Yani gençler arasında çok sık duyduğumuz bu olayın daha net ifadesi şudur; genelde gençlerimizin hayatlarına ilk giren madde yasal olması sebebiyle “bira” olmaktadır. Doğum günü partisiydi, sokak köşesiydi, park başıydı diye başlayan bira kullanımının söz konusu olduğu ortamlarda bira içerisinde insanı etkileyen alkolün varlığı sebebiyle sarhoşluk boyutuna geçmiş gençlerin “hayır” dirençlerinin düştüğü anlarda yeni maddelerin ortaya çıktığı defalarca kez ispatlanmıştır. “Sarhoşken verilmeseydi belki de bu maddelere bağımlı olmayacaktım” dememek için alkol almamaya ya da alındığında yanınızda güveneceğiniz insanların var olmasına lütfen dikkat edin.

BAĞIMLI OLAN KİŞİ

- Maddeyi alabilmek için, önce mevcut parasını bitirir.
- Parasını bitiren kişi yakınlarını kandırmaya başlar. Yani yakınındaki insanları soyar.
- Günü kurtarma adına hırsızlık, kapkaç, gasp hatta cinayet işlemeyebilir, buradan elde ettiği parayı maddeye yatırır.
- Fuhuş (kadı erkek ayrımı yoktur)yaparak bu işten kazanılan parayı maddeye harcar. Ayrıca bir diğer yönü de; insanlar sistemli olarak bağımlı yapılarak, madde karşılığında zorla fuhşa zorlanabilmektedirler.
- Ve en önemlisi; Narkotik Atasözü: “HER İÇİCİ POTANSİYEL BİR SATICI ADAYIDIR!” Bu ne demek? Her içici para bulma uğruna etrafında ki bir insanı maddeyle tanıştırır. Maddeyle yeni tanışan bu insanın başka bir yerden satın alma imkanı yoktur. Yani yeni bir para kaynağı oluşturulmuş olur. Bu gerçek “arkadaş” seçmenin önemini ortaya net olarak çıkarmaktadır.

Kaynak:
Zafer Ercan, Testi Kırılmadan, Bir Narkotikçi Gözüyle Erken Uyarı Sistemi, Doğan Kitap, Mayıs 2005