Cenaze namazı kılınırken önümüzde, ölen insanın dünya ile son bağlantısı olan cesedi olur. Ruh çoktan gitmiştir ya da oralardadır, bilmiyoruz. Uyuşturucu bağımlısı olan insanların ruhlarının cenaze namazı aile arasında kimseye söylemeden habersizce kılınır çoğu zaman. Ardından kalan yaşadığınız sandığımız canlı cesetlerin gerçek cenaze namazları ise çok yakındır…
İlk paragraf biraz karışık geldiyse aşağıdaki mektupla bu karışıklığı ortadan kaldıralım:

Sevgili Zafer Abi
Bağımlılık yapan maddeleri araştırırken, tesadüfen bir yazına denk geldim; “Torbacıdan mektup var”. Eeee insanın başında olunca bu illet, ister istemez merak ediyor ve içinde bağımlılık geçen her şeyi okuyor, belki bir çözüm, belki bir umut vardır, diye. İki gündür okuyorum yazılarını, yorumlarını, anlattığın her şeyi, dedim ya belki bir çare vardır diye…
Benim de 17 yaşında bir erkek kardeşim var, bağımlı olmadığını iddia eden, her gün ne içtiği belli olmayan gün be gün gözümüzün önünde eriyip giden... Daha yazsam, onu anlatacak o kadar çok terim var ki, evimizin en küçüğü ve tek erkek olmasının vermiş olduğu şımarıklık her geçen biraz daha zorluyor sabrımızın sınırlarını. Rabbim kimseyi bu çaresizlikle sınamasın. Kardeşim daha ilkokula giderken farklı bir dünya kurmuş kendine…
Bize de gerçek halleri çoğu zaman hiç yansımayan gayet düzgün bir çocuktu, babaannem ve dedemin çok üstüne düşmesiyle hiç hayal edemediğimiz bir çocuk yetiştirmişiz. Biri kızmış, diğeri saklamış, derken sonuç; elde, ilkokul bittikten sonra “okumayacağım” diyen zaten devamsızlıktan okuldan da atılacak bir çocuk kaldı. Neyse ki son sınıfta zorla verdiler diplomasını, “çalışıp para kazanacağım” dedi, ne yaptıysak da okumaya devam etmesi konusunda başarılı olamadık.
Bir tesisatçının yanında çalışmaya başladı. Tabi bu sırada çoktan sigaraya başlamıştı bile, hatta denemek amacıyla bir defasında bally çekip gelmişti eve ve ta o zaman belliydi ne olacağı. Bir yıl aradan sonra tekrar okula gideceğim dedi, çok sevindik hemen yazdırdık okula tabi sevincimiz yarım kaldı. Okul açılalı bir ay olmadı ama 10 gün devamsızlığınız var diye eve kâğıt geldi.
İlk defa o zaman görmüştüm kanlı gözlerini… Annem “Okuldan geldi yatıyor” dedi. Ne olduğunu sordum; “arkadaşlarla şakalaşırken tokat attı, ben de sinirden ağladım” dedi. İnandım. Ah bu benim saf kalbim, nereden bileceğiz ki, hiç aklımıza gelmedi, eve geç saatlerde geliyordu ama şimdiye kadar hiç bilmediğimiz bir maddeydi bu esrar. Nasıl belli olur? Hiç anlamazdık ki biz bu işlerden...
Bir gün içip geldiğinde eniştem tesadüfen anladı, o da gençliğinde kullanmış. “Esrar içiyor bu çocuk” deyince hemen aklıma kanlı gözleri, o uyuşuk halleri, tükenmiş enerjisi geldi. Nasılsa herkes öğrendi esrar içtiğimi düşüncesiyle bir zaman sonra iyice arsızlaştı, her gün içip gelmeye başladı, o evden kaçtı. Bazen biz evden kovduk “yeter artık” dedik. Onu dinlemek için elimizden gelen çabayı gösterdik, anlatmadı, ne denediysek bütün çabalarımız sonuçsuz kaldı ve her geçen gün kardeşimi biraz daha kaybettik.
Şimdi karşımızda bir hiç uğruna yaşayan, hayattan hiç bir şey beklemeyen, duyguları yok olmuş, acı çeken bir çocuk var. Gün gün eriyor. İnanın o çaresizliği yaşamak bir aile için çok zor, bir babanın feryadı, bir annenin isyanı... Her gün başka bir olayla, başka bir maddeyle karşılaşıyoruz, ne içtiğini çoğu zaman anlamıyoruz. Esrarı öğrenmiştik ama şimdi ne bulursa içtiği için takip edemiyoruz.
www.zaferercan.com da adı geçen her uyuşturucu maddeyi duydum ondan, hepsini denemiş, hepsini kullanmış neredeyse. Elimizden geleni yaptık ama yine aynı yerdeyiz hemen her gün içiyor bazı geceler eve gelmiyor, konuştuk; “ne bulursam içeceğim” diyor, “ne kadar mutlu ettiğini bilseniz siz de içersiniz” diyor. Kafa kaymış hepten…
“Ne yapalım?” demeyeceğim size, çünkü bütün çözüm önerilerinizi okudum ve biz aile olarak hepsini denedik, sadece size yazdığım bu mektubumu okuyanlara, anlattıklarım ibretlik tavsiyeler olsun. Unutmayın; arsız bir evladınız var ise onu bu hale getiren bizzat sizlersiniz. Her kafadan ses çıkarak yetiştirilen çocukların birey olması çok zor hatta imkânsızdır. Uyuşturucu kullandığı aile tarafından öğrenilip de uyuşturucu kullanma azmi-gayretinde olan çocukların bu safhadaki hallerini en iyi anlatan kelime; “pişkinlik” kelimesidir. Bu safha onları daha beter bir hale sokuyor hatta iş torbacılığa kadar gidiyor.
Öyle çok canımız yanıyor ki, bir aile her gün onun yüzünden kan içiyor. O ise içip içip geldiği için yaşananların farkında bile olmuyor. Umurunda bile değil! Size de çok teşekkür ederim paylaştıklarınız yazdıklarınız o kadar güzel ki kelime kelime okuyorum belki denemediğimiz bir şey kalmıştır diye lütfen aynen böyle devam edin, insanların bu konuda bilinçli olması gerekiyor. Her sokak başında yayılan o bedavadan biraz pahalı otlar çocuklarımızın geleceğini mahvediyor. Uyuşturucu sorunu yüzünden canı yanan herkesin acısını bütün kalbimle paylaşıyorum. Sevgili Anneler, babalar, anneanneler, dedeler, babaanneler, dayılar, amcalar, halalar, teyzeler, sokaktaki adamlar, kadınlar, eşler, sevgililer: evladınızdan emin olmadan ona özgürlük vermeyin!
Son olarak kardeşimle ilgili anlatmadığım-anlatamadığım daha o kadar çok şeyi var ki ikna edemediğimiz için doktora götüremiyoruz. İnat ediyor, içeceğim diyor, hiç boşuna uğraşmayın diyor. O yüzden bekliyoruz, ailecek sabrın son demlerindeyiz. Kimsenin dayanacak gücü kalmadı, her gece ağlayarak dua ediyorum. Rabbim kimseyi gerçekten uyuşturucu sorunu ile sınamasın. Bu sorun, bütün aileleri çaresiz bırakıyor, “kardeşim keşke kurtulmak istiyorum” dese. Hep beraber her taraftan ona sarılacağız ama O bizlerden kadar uzak, o kadar kopuk ki. Başka bir dünyada yaşıyor artık, gerçek dünya algısı yok, sanki tek başına yaşadığı, bizim içerisine giremediğimiz bir dünya kurmuş. Annem hastalanıyor, buna bile tepki göstermiyor kardeşim, baygın baygın, uyuşuk uyuşuk bakıyor bize, hisleri ölmüş durumda. En kötüsü de gözümün önünde tertemiz bir çocukluk belki de pırıl pırıl bir hayat karanlığın çıkılmaz derinliklerine sürükleniyor…
Ruhunun cenaze namazını kıldık, sıra; hepimizin bildiği cenaze namazına geldi…

Zafer Ercan
07.04.2014
zafer@zaferercan.com