“Bugün saat sekizde uçacağım. Antalya’ya uçuyorum. Paris’e uçtum.” Uçakla yolculuk yapmanın anlatımı Türkçemize aynen böyle yerleşmiştir. Tıpkı uyuşturucu kültüründe; “uçalım, uçuştayım, gel seni bir uçurayım, daha öncekilerden farklı bir uçuş bu” söylemlerinde olduğu gibi…
Oscar ödüllü Denzel Washington’un oyunculuğuna hayran bir sinemaseverim. Tüm filmlerini izlerim. Eğer sinema filminde O oynuyorsa, filmin konusunun benim için hiçbir önemi yoktur. İzlerim. “Uçuş / Flight” filmini sinemada izleyememiştim. Afişlerinden içinde uçak konusu geçen bir film olduğunu anladım. DVD’si çıkar çıkmaz aldım. Denzel Washington’un filmi ise bir DVD’ye boşa para verilmezdi, arşivimde olmalıydı. Alır almaz izleme fırsatım olmadı, daha sonra keyif alacağım en uygun zamanda izledim, sonra bir kez daha izledim, sonraları tekrar yine izleyeceğimden emimin.
Filmi izleyince, muhteşem aktör Denzel Washington’un oyunculuğunun yanı sıra “Uçuş / Flight” filminin konusunun tam benlik olduğunu görmüş oldum. Bağımlılığın gerçek dozunun anlatıldığı filmde, bağımlıların kişisel ve sosyal açıdan neler yaşadıklarını, bağımlılıklarını öncelikle kendilerine itiraf ederek yardım istemenin ne kadar zor olduğu çok yalın ifade edilmiş. Kariyerli bir hayatın, yalanlarla örülü bir evrenle nasıl yer değiştiğini senarist iyi yazmış, yönetmen harika yorumlamış ve Denzel Washington’a da her zamanki gibi muhteşem bir oyunculukla bize göstermek kalmış. “Bir sinema eseri ile sosyal bir problem nasıl anlatılır?” diye soru sorsak, “Uçuş / Flight filmi 132 dakikada işte böyle anlatır” diye de bir cevap olur. Olmuş…
Filmin konusuna gelince; uçuş esnasında, uçakta meydana gelen arıza nedeniyle, uçak hızla düşmeye başlar, pilotlar tam kontrolü kaybetmişken, Denzel Washington’un canlandırdığı deneyimli Pilot Whip Whitaker uçağı havada ters çevirerek, uçağın bir müddet, ters vaziyette süzülerek alçalmasını ve uçağın boş bir araziye sert bir inişle inmesini sağlar. Kazadan sonra böyle bir manevrayı ondan başkasının yapamayacağı kaza soruşturması sırasında anlaşılır. Kaptan Whip bir kahramandır, ancak bu kahramanın en büyük problemi olan uyuşturucu ve alkol kullanım problemleri ile yüzleşmesi, uçağı ter yüz etmesinden daha zordur. İşte filmin konusu tam da burada başlıyor. Ayrıca filmin konusu itibariyle bir yol ayrımına girdiğini düşünecek bazı sinemaseverler, filmin devamını sıkıcı bir film olarak niteleyebilir. Çünkü kim nereden neye bakıyor, orası önemli. Film bana göre sıkıcı olmaktan öte bağımlılık gibi zor bir konuyu anlatabilme şaheseri…
Bence bu film, aynı zamanda madde bağımlılarının zekâ problemlerinin olmadığını, aksine zekânın bağımlılığa kaptırıldığı zaman nasıl da işlevsiz bir hale geleceğini çok etkileyici anlatıyor. Yani, kariyeri olan, aklı olan ve hayatta birçok şeyi başarmış insanların, bağımlılık yapıcı maddeleri kullandıktan sonra, çuvalladıklarını göstermesi açısından çarpıcı. Çünkü uyuşturucu veya alkol kullanmak, kişinin, sağlıklı bir akıl yürütmesiyle, sağlıksız bir neticeye giden yolculuğa karar vermesi anlamına gelir. Uyuşturucuyu kullandıktan sonra ise o sağlıklı aklın yerinde yeller eser. Diğer bir değişle; özgür bir irade ile bağımlılık yapıcı madde kullanmak, özgürlüğü satılığa çıkarmak demektir. Tıpkı Pilot Whip Whitaker’ın her şeyi özgürce yaptığını sanması gibi.
Uyuşturucu bağımlıları genelde uyuşturucu ile çıktıkları yolun dibini ararlar! O dibe vuruş yeri, gidilecek daha da bir yer olmadığını anlamaları için birçok bağımlı için illa da görülmesi gereken zıkkımın dibinin olduğu yerdir. Ve maalesef o varılan, keşfedilen ve oradan öteye de yol olmayan dip yeri, bazılarının son durağıdır. Çünkü herkes dipten dönecek kadar şanslı olmayabilir. Bazıları ölür ve onlar için dip kesinlikle bulunmuştur! Bazısı ise tam tersi çok şanslıdır, ölümün kıyısından döner ya da öte tarafa geçip geri gelmiş gibi bir his yaşar ve uyuşturucuyu bırakır.
Birçok insan, bir kullanımla merakını gidermek, eğlenmek, arkadaşlarıyla, sevgilisiyle aynı kafayı yaşamak için ve daha birçok uyduruk sebeple başlar uyuşturucuya. Başlar, bağımlı olmadan geri dönerim diye yola devam eder ama bir bakar ki dip arayışındadır. O dibi görmeden dönmek; bağımlı olunan uyuşturucuyu kullanmadan hemen önce o zor kararı vermekle olur. İlla ki bir uzman ve birden fazla seveninin desteğini almak, dibi görmeden geriye dönebilmek için olmazsa olmazdır.
“Uçuş / Flight” filminin ismi çok zekice bir seçim. Filmin isim seçimi dahi yapımın nasıl da kafa çalıştırılarak ortaya çıkarıldığını göstermesi açısından yeterli. Uçan uçakla, kafası uyuşturucuyla uçmuşların aynı mahallede buluşması, anlatım zenginliği açısından beni çok etkiledi. Başarılı Pilot Whip Whitaker’ın bağımlı hayatından dönüşü için gidip gördüğü dip çok enteresan. Hele onca yalandan sonra o son yalanı söyleyemediği o son sahne tüm uyuşturucu bağımlılarının ne kadar zorlu yollardan geçip sorunlarını kabul ettiklerini anlayabilmemiz için harika bir final. Anlatmakla olmaz, izlemeniz gerekiyor. 
Filmin bilhassa uyuşturucu bağımlıları için birkaç terapi seansı kıymetinde olduğunu vurgulayıp, bağımlıların bu gözle seyretmelerini tüm kalbimle tavsiye ediyorum. Bu film; “bağımlı” olan bir insanın, vicdanını gömdüğü yerden, er ya da geç çıkarıp, o kadar yalandan sonra o son yalanı nasıl da söyleyemediğini anlatıyor.
Bir bağımlının dönebildiği dip, bir başka bağımlının mezarıdır! Dipten önce son çıkış tabelasını kaçırmamak -bağımlılar için- önemli…
Zafer Ercan
19.02.2014
zafer@zaferercan.com