Lakap, Takma İsim, Nick Name

Kağılcık Köyü Pazar Camii ve Meydanı

Köyümüze 3 tane yoldan girilir, birincisi baÄŸlı olduÄŸumuz ilçe tarafından mezarlık yolu, ikincisi tam ortadan, üçüncüsü de köyümüzün nüfusta kayıtlı olduÄŸu il tarafından gelirken girilen yoldur. Çocukluk zamanlarımın her köy ziyareti, saÄŸ ve sol yolların uzun olması ve tabiî ki de otobüsten inmenin en mantıklı kısa yolu olduÄŸu için ortadaki, ikinci yol başından baÅŸlardı. İkinci yol başında biri karşıladığında ya da yukarıya doÄŸru giden bir traktör denk geldiÄŸinde, köye gelmenin heyecan ve keyfi, yokuÅŸu yürüme sıkıntısından kurtulmanın keyfiyle buluÅŸurdu.

Kağılcık Köyü "Süse" Yolu

Köyün bu ikinci yolu, çocukluk yıllarımda asfaltlı olan tek yoldu ta ki Pazar Camisi ve ÇeÅŸmesinin olduÄŸu köy merkezine giden meydana kadar, bu yola “süse” denirdi yani süslü yol, çünkü köyün asfalt olan tek yoluydu ve bu lakabı fazlasıyla hak ediyordu. Asfalt yola bile bir lakap takma inceliÄŸi gösteren bu köyde herkesin bir adı-soyadı olmasının yanında, birde lakabının olması son derece doÄŸaldı. Orada, hele hele bizim gibi baÅŸka ÅŸehirde yaÅŸayan çocukların simaları her zaman görülmediÄŸi için “kimlerdensin?” diye bir soru ile çok sık karşılaşılırdı. GördüÄŸünüz gibi “kimsin?” deÄŸil, “kimlerdensin?”. Çocukluk yıllarında lakapları duymak ve anlamaya çalışmak bilmece çözmeye benzerdi. Kendi ailem dışında da hala diÄŸer lakapları hep birbirine karıştırırım.

Rahmetli Babamın ailesine; “KadıoÄŸulları”, Annemin ailesine de “HatipoÄŸulları” denirdi, feminist bir söylemle sormayın hemen nerde bunların kızları diye, soy isimlerde erkeÄŸin soy isminin devam etmesi gibi bir durumdur “oÄŸul” ibaresinin geçmesi, çünkü anneme “Hatipkızı” dendiÄŸini çok duydum köyümün sınırları içerisinde. Çocukken çok da anlamadığım bu lakap hadisesi tabii ki tarihimizden gelen bir kültürümüzdü ve insanları anarken güzel anmanın en güzel yolunu bulmuÅŸtu atalarımız, çünkü bir aileyi tanıtacak lakaplar hep özenle seçilmiÅŸti. Ailede var olan bir güzellik sahibi bir büyüÄŸün ismi tüm aileye mal edilirken, kötü olan sahibine iade edilmiÅŸti her seferinde…

Rahmetli Dedemi, Babamı hep sorularımla bunalttığım dönemlerimde illa ki sordum, nedir bu KadıoÄŸulları diye, tam zamanı ve sebebini bilmemekle birlikte, Osmanlı Döneminde akrabalarımızdan birinin kadılık yaptığını söylerlerdi hep, ne kadar adaletliydi kadılık yaparken hiçbir fikrim ve bilgim yok ama yaptığı iÅŸin hatırı tüm aileye miras kalmıştı. HatipoÄŸulları, kadı kadar eski bir hikayeye sahip deÄŸil, ben 6 yaşındayken, biz çocukların sakallı dede diye seslendiÄŸimiz, Annemin dedesi Mustafa Dedemiz, diyanet öncesi maaÅŸsız imamlık yapmış, hatipliÄŸi de cami kürsülerinden miras kalmıştı tüm aileye isim olarak…

Anadolu insanının güzelliÄŸi; ismine, cismine, lakabına kadar yayılmıştır tarihler boyu. Her ne kadar günümüzde popüler kültür; lakap dendiÄŸinde anlamayıp, nick name denince de “shenshaqrock” olan gençleri karşımıza çıkarsa da, asfalt yola “süse” deme inceliÄŸi gösteren bir dolu köy insanımın olması beni ÅŸanslı ve ÅŸen ÅŸakrak yapıyor…

Zafer Ercan
15.06.2008
zafer@zaferercan.com

Devam

Haftalık yazılarda arşiv
Lakap, Takma İsim, Nick Name 15.06.2008
Muş ve Bana Öğrettikleri 05.05.2008
Pars Narkoterör 28.01.2008
Geleneksel Yılbaşı Tacizleri ve Medyanın Polise Tacizi 03.01.2008
Sudanese Sebepler 11.12.2007
Amerika’nın Afganistan’a Getirdiği Özgürlük 20.11.2007
Ülkeye Layık Hizmetin 42. Fotoğraf Karesi 04.10.2007
Diğer yazılar : 1

Åžu anda sitede 4 kiÅŸi online
Linkler
İnsanların hem kendilerini zehirliyor olması, hem de ciğeri beş para etmez, kötü niyetli kişileri para sahibi yapmalarına hoş gözlerle bakmak mümkün değil…
Cem Arslan (Radyo Programcısı)