Bağımlılık yapıcı maddelerle yapılacak mücadelenin birinci ve kolay yolu; “içmeyenlerin, içmez-kullanmaz halde tutulmasıdır!” Nasreddin Hoca’nın tabiriyle; “kırmamaktır testiyi”. Testiyi kıranlarınsa işi hiç kolay değildir. Etraflarında tahammülü yüksek, bağımlılığı öğrenen ya da öğrenme gayretinde olanlara ihtiyaç vardır.
Bağımlılık yapıcı maddelerin insanı nasıl bozduğunun anlaşılamaması tüm yardım yollarını en baştan kapar. Bağımlı olan kişiye, güveni, inancı kalmayan ve ha bire “iradesi yok işte” şarkısını söyleyenlerin, kapanan yolları açmaya muktedir olması da imkânsızın adıdır!
İnsan; biyolojik, psikolojik ve sosyal özellikleri bir arada barındıran bir varlıktır. Beynin kimyasını bozup, kullananı kendine bağımlı yapan tüm maddeler; insanın biyolojisini, psikolojisini ve sosyal hayatını bozar. Yani uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kullanmak, bağımlı olmak, insanın insan olan tüm özelliklerini bozar.
Bağımlı olmuş insanları, yeniden, sıfırdan ele alınması gereken insanlar olarak düşünemezsek, bacağı kesik bir insana, “yuh olsun sana, bir türlü kesilen bacağının yerinden yeni bacağını çıkaramadın gitti” demek ne kadar saçma ise; madde bağımlısına da “iradeni kullanıp da bir türlü bırakamadın gitti şu maddeyi” demek aynı saçmalıktadır. Saçmalamamak için bilgilenmek gerekir, bilgilenirseniz, bağımlı olmuş sevdiklerinize yardım edersiniz. Bilgilenince çözüm odaklı ilgilenir, ilginiz bilginizi, her yeni bilgi de çözüm odaklı ilginizi artırır. Bunun dışında bağımlı ile kurulan ilişki çoğu zaman “tu kaka”dan öteye gidememektedir.
Bu uğurda yapılan her mücadele önemlidir, her mücadele bu işin menfaatçilerine karşı gerçekleşen bir dik duruştur. Herkes çocukları, gençleri önemsediğini söyler, aksini söyleyen bir kişiyle bile karşılaşmazsınız. Ama dünya çocukları, gençleri seven yalancılarla dolu olduğu için böyledir!
Biz ilgilenmezsek, başkası ilgilenir,
Biz anlatmazsak, başkası anlatır,
Biz sarılmazsak, başkası sarılır,
Biz aklını doldurmazsak, başkası doldurur, kiralar,
Ve geri almak istediğinizde de ne yüzsüz, çirkef, asalak bir kiracı olduğunu öğrenirsiniz adı “BAĞIMLILIK” olanın!
Bağımlı olanları yeniden hayata kazandırmaktan daha kolaydır, kullanmazları, kullanmaz safında tutmak.
Ve sevgiyle ellerinden tutmak gerekir her gencin, her çocuğun.
Bağımlılık hatasını, Pamuk Aynamızdan yansıtmak istiyoruz, göze sokulan bunca işe yaramaz parmaktan farklı olmak için. Bir ayna gibi, parlak, gerçek ama bir pamuk gibi yumuşak, yapıcı ve asla kırıcı değil!
İnsana sonsuz, bağımlılığa sıfır tolerans!
Zafer Ercan
29.01.2010
zafer@zaferercan.com
Pamuk Ayna
Beyin kıvrımlarıma düğüm attım
Özgürlüğümü serbestliğe sattım
Kendimi yanlışın kucağına attım
Ruhumu şeytana sattım
Aklım şaştı, biliyorum yanlış
Var mıdır acep bu işten bir kaçış
İsteğimdir temizlenip huzura varış
Hatama ayna olur musun?
Yüreğime pamuk gibi dokunur musun?
Denemekten vazgeçmiyorum hiç, emin ol
Uyuşturucuya karşı hep dursam da hazır ol
Ne olur, elimden tut, sev beni, hatama pamuk ayna ol
Zafer Ercan
29.01.2010