Hiç hak etmediğim halde birileri haddini aşarak bana bir şeyler yazdığında çok öfkeleniyorum ve haklı olarak da bir cevap verme hakkımın oluştuğunu düşünüyorum. www.zaferercan.com a bırakılan bir mesaj;
“Ağabey bu kadar ünlenmişsin bu kadar tanıyanın var her yerde fotoğrafların var, güzel. Bir köyünün fotoğraflarından koymamışsın be ağabey, utanıyor musun yoksa köyünden? Kağılcık köyündenim diye, annem babam oralı, benim aslım oralı diye… Tanıtsan ölür müsün be ağabey yoksa köyünün adını ağzına almak istemiyor musun? Ne olursa olsun Kağılcık köyü senin köyün, insan bir tanıtır köyünü Türkiye’ye benim dememle yapacak değilsin tabi ağabey de… Ne olacak ki fotoğrafını koysan, herkese tanıtsan köyünü. Köyünü seviyorsan, özlediysen, dedelerinin hatırı varsa koyarsın internete tanıtırsın bütün sanatçılara köyünü, benden bu kadar gene de sana kalmış bir şey. Sen bilirsin orası senin insanlığına kalmış artık…”
Mesajın imlası ve noktalama işaretleri tarafımdan düzeltilmiş daha doğrusu en baştan konulmuştur çünkü cümle, bir paragraftan oluşturulmuş ve noktalama işareti hiç kullanılmamıştı. 25 kelimeyi düzelttim, 18 noktalama işareti koydum ve ben bu yazıyı ciddiye alıp bir de cevap yazdım.
İşte cevabım,
Öncelikle siz kimsiniz bilmiyorum. Bu yazdığınız satırlardan sonra da sizin kim olduğunuz zerre umurumda değil. Siz kimsiniz ki bana mesajınızdaki satırları yazıyorsunuz. Benim insanlığıma laf söyleyenin birazcık beyni olmalı, kafası çalışmalı ki bana bir şeyler söyleyebilsin. Herhalde şu anda beni bu yazdığınız satırlardan daha başka hiç bir şey bu kadar sinirlendiremezdi. Siz kimsiniz ki benim köyüme olan sevgimle ilgili laf söyleme cesaretini kendinizde buluyorsunuz? Haddinizi bilin, akıllı olun...
Hem siz beni tanıyor musunuz? Kalbimi açıp içini mi gördünüz? Köyümle olan muhabbetime laf söylüyorsunuz, "yok dedelerimin hatırı varsaymış" bu ne kendini bilmezlik, bu ne cahil cesaretidir böyle?
Sizin yazdıklarınıza karşı aslında benim sizi adam yerine koyup muhatap bile almamam lazım ama yine de bir şeyler yazmazsam rahatlayamam ve bana yakışmayacak şekilde size daha da kötü sözler söyleyebilirim, bunun önüne geçmek için her daim yazarak rahatlama yolunu bu defa da size cevap yazarak gerçekleştirmek istiyorum...
Bir kere sevgili köylüm, kafa yapın net bir köylü (!) olarak kalmış, hiç geliştirmemişsiniz!!!
1- Ben hemşericiliğin en büyük bölücülük olduğuna inanırım, yani aşağıdaki satırları beni hiç tanımadığı halde peşin hükümle yazan, sizin gibi biriyle aynı köylü olmanın benim için hiç bir anlamı yoktur, olamaz da. Yani aynı köylü olmak değil adam olmak önemlidir. Siz de bu satırları yazdığınız için benim gözümde ADAM değilsiniz...
2- Benim yazdığım kitapları okusaydınız, köyümüzle ilgili düşüncelerimin ne kadar değerli olduğunu okuyabilirdiniz. Çünkü kitaplarımdan birinde (adını özellikle vermiyorum, belki merak eder bulup okursunuz) yeterince köyümle ilgili yazı var ama okumadan yazan, okumadan konuşan bir cahil olduğunuz için, bundan da haberinizin olmaması gayet normal, bana yazdığınız mesajdaki satırlarda, zaten “okumadan yazan” olduğunuz her halinizden belli... Cümleleriniz düşük, harfleriniz eksik, noktalamalar zaten hiç yok... Fikirlerinizin eksik ve kalp kırıcı olması gibi...
3- Bu arada sevgili köylü kafalı köylüm*, www.zaferercan.com ve www.bagimlilikdanismani.com internet sayfalarım, benim bağımlılık sorunuyla ilgili topluma hizmet amacıyla açtığım ve hizmet sunduğum sitelerdir. Yani bana ait özel siteler gibi görünse de, bu sayfalar benim köyümü tanıtmam için değil, kamuya hizmet için vardır. (Kamuya hizmet etmek ne demek anlamadıysanız bir bilene sorun, muhtemelen de anlamazsınız zaten)
4- Benim hayat tarzım, insanların nereli olduğu gibi, geri kafalı düşüncelerle ilgilenmez, benim için önemli olan "insan" olmaktır. “Hemşerim memleket nire?” diye soran herkese uyuz olurum, gıcık olurum, bu soruyu da hiç sevmem... Kitaplarımı okumuş olsaydınız, bu konuda ne demek istediğimi daha iyi anlardınız ama yukarıda zaten buna değinmiştik, siz okuyamıyordunuz...
5- Birinin beni eleştirmesi için benimle bir hukuku olması, beni tanıması gerekir. Aynı köydeniz diye beni, hem de saçma sapan kendi kıt düşüncelerinizle eleştirme hakkını size kimse vermez, zaten ben de beni eleştirmenizi mantıklı da olsa, mesajınızda yazdığınız satırlardan sonra, tabii ki kaile almıyorum...
6- Benim ünlü, meşhur, şöhret olmak gibi bir çabam hiç olmadı. Ben işimi gayet iyi yaparak bu noktalara geldim. Ayrıca ortada bir ünlü olma durumu varsa da bunun köyümle, köylülerimle hiç bir ilgisi yoktur! Yani minnet edeceğim ne köyümdür, ne de köylülerimdir... Hele siz, her kimseniz, siz hiç değilsiniz...
7- Bu arada ben Antalya'da doğdum büyüdüm, yani bizim köy, benim rahmetli babama para kazandıracak bir iş imkânı sunamadığı ve bazıları gibi de dönümlerce tarlamız olmadığı için babam yıllarca Antalya'da işçi olarak çalıştı ve bir sabah işine giderken trafik kazasında öldü. Ve biz onu çok sevdiğimiz, babamın canı kadar sevdiği köyümüzün mezarlığına defnettik...
Yani sevgili köylü kafalı köylüm, senin gibi haddini bilmezler benim köy sevgime laf edecek ne hadde, ne de o seviyeye sahiptir! Benim babam Kağılcık Köyünde yatıyor, yıllarca çobanlık ettiği köyümüzün dağlarının hemen yamacında ve ben illa ki her zaman oraya geliyorum, boynumun borcu çünkü benim babam Kağılcık Köyü’nde ikamet ediyor... Bana ve benim atalarıma ve de köyümle ilgili bir daha mesajınızdaki satırların benzeri bir şey yazarsanız, babamın mezarından alacağım bir avuç toprağı size köy meydanında yediririm, haberiniz olsun...
Sakın bana özür dilemek de dâhil olmak üzere hiç bir cevap yazmayınız, asla muhatabım değilsiniz! Sizin gibi bir hemşerim olsa ne olur, olmasa ne olur! Bu arada ben dünya vatandaşı olmayı, tüm insanlığa hizmet etmeyi her şeyden daha çok önemsiyorum ama siz şimdi bu cümlenin de ne anlama geldiğini idrak edemezsiniz...
*Köy küçük bir yerdir, şehirlere göre az gelişmiştir. Buradaki anlamı da kafası gelişmemiş anlamındadır. Köyle, köylü olmakla ilgisi yoktur… Boşuna bir tartışma ortaya çıkarılmasın, şehirde doğdum büyüdüm ama köylü olmayı tercih ederim. Rahmetli Babam köylüydü, ben de köylüyüm…
Zafer Ercan
zafer@zaferercan.com
08.05.2010