Okullar açıldı. Kırtasiye, kitap, okul kıyafetleri, devlet okullarına bağış, özel okullara ve servislere ücret, öğrenciyle ilgili ne varsa okulların açılmasıyla birlikte birçok sektör hareketlendi. “Müşteri velinimetimizdir” sözü, oldu “öğrenci velinimetimizdir”. Geleceklerini eğitimle inşa eden çocuklarımızın öğrencilikle ilgili ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına “müşteri” olmalarının kaçınılmaz olduğu bir gerçek. Ya başka konuların da müşterisi olmaları için hedefe konduklarında ne yapacağız? Kırtasiye malzemesi alma sorumluluğumuzun biraz ötesinde daha önemli bir adım atmamız gerektiği muhakkak.

Ziller çaldı. Okul önünde var olduğu düşünülen tehlikeler için de aynı ziller çaldı. Çocuklarımız için davetkârlık konusunda cüretkâr davranan zarar davetçileri acaba gerçekten okulun önünde mi bekliyor? Yoksa asıl tehlike bu değil mi?

Birçok yazımda ebeveyn olmakla, anne-baba olmak arasındaki farkı anlattım. Kısaca hatırlayacak olursak fark şudur. “Her ebeveyn anne veya babadır, ancak her anne-baba ebeveyn değildir.” Çünkü ebeveyn olmak anne-baba olmaya göre biraz daha emek ister. Çocuğun doğumundan, birey olma sürecine kadar sağlıklı rehberlik edebilmek, biyolojik bağlantıdan öte duygusal, sosyal ve zihinsel bağlantının, bilginin gücü eşliğinde yapılması ile mümkündür. Bu durumda okulun eğitim zili yalnız çocuklarımız için çalmaz, eğitim zili, biz anne-babalar, için de çalıyor. Anne-babaların ebeveyn olması için eğitim zili aslında ara vermeden çalıyor, anlayana.

Ziller uyuşturucudan menfaat temin edenler için de çaldı. Ama onlar zili duyar duymaz “okul önlerindeki yerlerimizi alalım” diye bir kıpırdanma yaşamazlar. Onlar zaten okullardaki öğrenciler hakkında gerekli olan çalışmayı okul öncesinde yaparlar. Zil sadece yeni “müşteri” kazanmak için onların pis sırıtışlarını artırır. Zil sesi ile salyaları akan Pavlov’un Köpekleri gibi şartlandıkları kötülükleri yapmak için zamanın geldiğini anlarlar.

Günümüz insanlarının en büyük bilgi kaynağı doğru veya yanlış televizyon ve internettir. Bu kaynaklardan edinilen bilgilerin doğruluğu veya yanlışlığının teyidi alınmadan, üzerine yeni bilgiler veya aynı edinilen bilgilerin farklı versiyonları beyne nakşedilmektedir. İletişimin kolay dünyasında yaşanan bu bilgi ve haber sağanağı, bazı sorunların çözümü noktasında doğru hareket edilebilmenin önüne geçmektedir.

Okulların açılmasıyla birlikte kötü alışkanlıklar denince ilk akla gelen uyuşturucu maddeler, veliler tarafından zillerin çalınmasıyla birlikte yine okulların önünde aranıyor. Velilere göre; okulların önünde uyuşturucu satılmasının önlenmesi; “okulun kapısından çıkınca köşede ağacın altında bekleyen torbacılar oradan kaldırıldı mı oh mis, ne uyuşturucu, ne de sorunu kalacak” şeklinde yorumlanmaktadır. Bunun için her okula ve çevresine polis ekipleri yerleştirildi mi, okul yönetimleri de karakol amirinin telefonuna her an ulaştı mı, okullar pamuk helva. Peki, durum tam olarak böyle mi?

Tabii ki durum hiç de böyle değil. Uyuşturucu sorununu okul önünde arayınca bulma ihtimali, okul içerisine bakıp bulma ihtimalinden daha zayıftır. Yani uyuşturucu sorununu çözmek için doğru yere bakmaktan başka çaremiz yok. Okul önlerinde hiç olmaz mı bu uyuşturucu satıcıları, işe yeni başlamış çaylak torbacılar dışında olmaz. Çünkü uyuşturucu ticareti mobildir, sabit bir noktada bu ticareti yapanın yakalanması daha kolaydır, hele ki bu sabit nokta bir okul önü ise onun bir günden fazla ömrü olmaz.

Uyuşturucunun bir okula girmesi uyuşturucu satıcısıyla olmaz! Uyuşturucu kullanıcısı veya bağımlısı ile olur, bu kişi de bizzat okulda okuyan bir öğrencidir. Bağımlılık bulaşıcı bir beyin hastalığıdır. Bu hastalığı bulaştıran virüse “arkadaş” denir. Bu arkadaş virüsü, kurulan ilişkinin neticesinde, arkadaşı hakkında elde ettiği veriler doğrultusunda, uyuşturucuyu karşısında hedef aldığı arkadaşına bulaştırır. Bu nedenle okullarda tespit edilen bir uyuşturucu vakasının üzerinin kapatılması demek, sorunun bir süre sonra bir bomba gibi patlayıp daha çok çocuğa zarar vermesi anlamına gelir. Yani uyuşturucu satıcısı okula bir öğrenci olmadan giremez!

Okul aile işbirliği ile bu konu hakkında neler yapalım?

Yeni nesil uyuşturucular, bağımlı olmadan çocuklarımızı öldüren bir türdür. Kullananlarda kalıcı arazlar bırakmaktadır ve bu durum önemli olan uyuşturucu önleme eğitimlerini daha da hayati bir öneme taşımıştır.

Okullarda Öğretmen, veli ve öğrenci gruplarına ayrı ayrı önleme eğitimi yapılmalıdır.

Rehber öğretmenler bu konuda bu konunun uzmanı kişilerle her zaman diyalog halinde olmalıdır.

Okul önlerinde her ne kadar üzerinde uyuşturucu bulunan satıcılar olmasa da, okulda okumayan kişilerin çevrede bulunmasına ve burada vakit geçirmeyi alışkanlık haline getirmelerine müsaade edilmemelidir.

Veliler okul yönetici ve öğretmenleri ile tanışmalıdır.

Veliler, çocuk servis kullanıyor ise servis görevlileri ile tanışmalı ve servis görevlilerinin telefonlarını muhakkak bilmelidir.

Ev-okul güzergâhını yürüyerek veya servisle gelse de, güzergâhta çocuğu cezbedecek iyi veya kötü yerlerden emin olmak gerekir.

Okulda yapılacak eğitici faaliyetlere muhakkak katılın ve alternatif eğitim ve sosyal faaliyet önerilerinde bulunun veya bizzat düzenleyin. 

Rol-model olacak bir meslek sahibi veya sanatçının vereceği bir konferans gibi.

Çocuklarınız bu hafta okula okul anılarını artırmaya gittiler. Onlara tahammülünüzü artırmak için bu hafta bir okul anınızı kaleme alarak çocuğunuza okuyun veya bir mektup gibi ona verin. Bu çok işe yarayacak emin olun.
Uyuşturucu gökten çocuğunuzun kafasına düşmez. Arkadaşından gelir, arkadaşlıklarından emin olun.

Çocuğunuza sevginiz zaten var, ilgilenmek sevginin ikizidir. Ancak ilgi, çocuğunuzun değişen yaşına göre, birey olmasına saygı duyularak yeniden dizayn edilmelidir.

Çocuklarımızın BİREY olması veya olamaması bizim davranışlarımızla şekil alır.
Kuralların baştan konulması önemlidir. Hafta içi okul saatine göre uyumak ve kalkmak, zamanında ders çalışmak gibi. Özdenetimi çocuklar bir başına öğrenemez. Doğru rol model olmak emek ister.

Sabah okul var yat dedikten sonra siz televizyon izlerseniz doğru söylemiş ancak doğru yapmamış olursunuz. Tabii ki onunla aynı anda yatmak zorunda değilsiniz, ancak o uyumaya giderken sizin eğlenceli bir şey yapmanız onun kurallara uymasını zorlayacaktır.

Bağımlılıklarla etkili mücadele için kendi bağımlılıklarınızdan vazgeçin. Örnek sigarayı hemen bırakın.

Okula yalnızca notları öğrenmek için gitmeyin, yalnızca çocuğunuzu ziyaret etmek için de gidin. Mesela kantinde bir şeyler yiyin, hem böylece kantini de bizzat gözlemlemiş olursunuz.
Ergenlik de “bilmiyorum” deniyorsa, bilmiyordur, nasıl bilmezsin diyerek haddini bildirmeyin, bilgi vermek için bildirin.

“Yap kurtul, ver kurtul!” Ebeveynler olmamak için ikna edici bir tarzınız olsun. Bunun için de çaba ve tahammül gerekir.

Unutmayın, uyuşturucu her zaman ve her yerde vardır. Ancak uyuşturucu sorunu; sizin SEVGİLİ, İLGİLİ, BİLGİLİ olmadığınız yerlerde vardır…
Çocuklarımız için okulların zilleri çalsın. Sabah vaktinde kalkmak için saatlerinizi kurun alarmlar kesin çalsın. Ancak okul-aile-çocuk üçgenini iyi kurup gerekli önlemleri alalım ki, tehlike zilleri çalmasın.

Herkese iyi dersler…

Ailenizin Dedektifi 
Zafer Ercan 
Twitter: @zaferercan